Zorbalık Üzerine (1)

Bir ebeveyn ve eğitmen gözünden…

Günümüzde en çok duydugumuz kelimelerden biri zorbalık… Sadece okullarda değil, iş yerinde, yetişkin/ çocuk arkadaş ortamında, akraba arasında, hele ki hayvancıklara yapılan zorbalıklar… Nasıl bu hale geldik, zorbalık, zorbalar neden bu kadar arttı? Ne oldu nazikliğimize, saygımıza? Ne ara bu kadar zıtlaştık, küçücük çocuklar dahi bu kadar farkına vardı güçlü güçsüz durumunun? Nereye gidiyor bu yeni Dünya düzenindeki aşmakta zorlandığımız bu problem? Herkesin karşısındakini bir ezme, bir hor görme, gerek fiziksel gerek psikolojik üstünlük sağlama isteği ? Her gun farklı bir olay, bunu nasıl aşarız videosu izliyoruz sonrasında da uzmanlardan. Bu arada uzmanlığıyla zorbalık edenler de yok değil. 

İşin temeli eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Aileden başlıyor bu eğitimsizlik de. Bunu okul eğitimi olarak düşünmeyelim lütfen. Ahlaki normlar, kişinin kendini yetiştirmesi gibi önemli olgulardan bahsediyorum. Tuhaf bir aşırı özgüven patlaması yaşayan aslında kompleks sahibi, her şeyi ben bilirimcilik ve en iyisini ben yaparımcılık, “ay bir saniye ben de mükemmelliyetçilik var”cılık… 

Okumuyoruz, okuyorsak da sindiremiyoruz. Bilgiyi sindirmek de önemli. Sindiremedin mi hoop dur ben ezeyim hemen birini… Durun, aile temeline bir geri dönelim. Geçen gün 2 yaşındaki oğlumu götürdüğüm oyun alanında 3-4 yaşlarında bir çocuk, sandalyelerin tepesine çıkmış kimse buraya oturamaz, buralar benim dedikten birkaç saniye sonra oraya oturmaya çalışan çocukları ite kaka kaldırmaya çalışıyordu. Oğlumu oradan uzaklaştırdım, ancak bu minik yavru için üzüldüm. Modern ebeveynlik kisvesi altında biraz saçmalamıyor muyuz? Çocuğu uyarmak psikolojisinde şuna yol açar, yaramaz çocukları salın onlar aslında en zeki olanlardır, ay çocuğunuzun fikrini almadan sakın onu bir okula yazdırmayın! Dar-la-nı-yo-rum!!!! Çocuğun yanlış yapıyorsa elbette topluluk içinde onu rencide ederek uyarma, nazikçe uygun bir dille onu oradan uzaklaştır yalnız kaldığın alanda doğrusunu anlat. Yaramaz çocuk zeki midir değil midir kısmında bir şey söyleyemeyeceğim, yaramazlık kime neye göre değişiyor. Bana göre koltuk üstünde zıplamak yaramazlık değilken bir başkası için yaramazlıktır onu bilemiyorum. Ancak, biraz işin içinde bir şeylere ve birilerine zarar verme durumu varsa sanırım ona yaramazlık diyebiliriz, ama hadi bunu zekiliğe bağlayalım ve zarar vermesine izin verelime mi dönüştürelim? 3 yaşındaki çocuğu okula yazdırdığımızda uyumluluğuna öğretmenleriyle birlikte gözlemleri onun mutluluğu ve mutsuzluğunu anlamaya çalışır ve ona göre yol alırız, ama şimdilerde öyle değil. Yetişkin gibi fikir almaya çalışıyoruz. Ben bu durumda diyorum ki reşit olma yaşını 3’e indirelim o zaman, oy falan da kullanabilir sanırım bebelerimiz. Uzmanlar-gerçek olanlarından bahsediyorum -diyorlar ki kıyafet, yiyecek dahi seçtirirken seçeneği 2’ye düşürelim bizim onun için uygun gördüklerimizden olsun onlar da, sonra da ona seçtirelim ki kendini birey olarak hissetsin, ancak fikri olamayacak, bir yetişkinin dahi zaman zaman zorluk çekebileceği durumlarda bebekten fikir alamayız. Neyse, bu konu ayrı bir yazı konusu. Zorbalığa geri dönelim. Çocuklara bu sınırları koymadıktan, doğruyu, toplulukta nasıl davranılması ve uyum sağlanması gerektiğini öğretmedikten sonra zorbalığı sanırım durdurmak zor olur. Desenize önce yetişkinlerdeki zorbalıkları durduralım, akabinde de çocuklardaki, çünkü rol model olduğumuz çocuklarımız, eğitim ailede başladığından, birçok temel hareketlerini bizlerden öğreniyorlar. Biz evde çekirdek ailemizde önce birbirimize zorba olmamayı öğrenmeliyiz. Eşlerin birbirlerine, ebeveynlerin çocuklarına ve kardeşlerin birbirlerine gibi gibi. Biraz duralım, bunları bir düşünelim ve “makul” davranışları edinelim, edindirelim. Amaaaaan bir insan 7’sinde neyse 70’inde odur mantalitesinden ivedilikle uzaklaşıp, değişebileceğimizi, değiştirebileceğimizi kabul edip, nazikçe, zorbalık etmeden ailemize de bu fikri alıştırmaya başlamayı kabul etmeliyiz. Bu konuda örnekli yazılarım biraz daha detaylı devam ediyor olacak. Şimdilik ailemize ve kendimize dönüp içsel muhakememizi yapıp biraz farkındalık yaratalım. Biz değişirsek, değişir dönüştürürüz, toplum bireylerden oluşur, toplumu biz değiştirebiliriz. 

Bir Cevap Yazın

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin